YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6376
KARAR NO : 2021/27634
KARAR TARİHİ : 25.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan ” şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar doğrultusunda sanığın aşamalarda tehdit ve hakaret eylemlerini kabul etmemesi, olayın herhangi bir görgü tanığının bulunmaması, dosyada müştekinin beyanından başka sanığın savunmasının aksini ispata elverişli somut delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hakaret ve tehdit eylemlerinden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi,
2-Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve daha ağır cezayı içeren Kemer Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/104 esas, 2011/526 karar sayılı, 10/06/2011 tarihli ve 09/09/2011 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha hafif cezayı içeren ilamların tekerrüre esas alınması,
3-17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gözetilerek, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesine göre koşullu salıvermeye eklenecek sürenin, yanılgılı uygulama sonucu hükümde gözetilen ilamlarda belirtilen süreden fazla olamayacağının dikkate alınmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.