YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/730
KARAR NO : 2021/25141
KARAR TARİHİ : 21.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın yokluğunda verilen kararın, bilinen son adresinde Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, tebligat parçasında, sanığın nerede olduğu sorulan ve tebliğ işleminden haber verilen komşu, yönetici ya da kapıcı isminin yer almadığı ve bu sebeple tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
1-Kasten yaralama eyleminden kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, sanık …’in TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Tehdit suçundan kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın, mağdur …’e yönelik tehdit ve uzlaşma kapsamında bulunmayan kasten yaralama eylemleri ile mağdur …’e yönelik tehdit eyleminin her birini farklı zaman diliminde gerçekleştirdiği belirlenerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanığın, arkadaşı …’in aracında iken, mağdur …’ün aracının manevra yaparak önlerinde durması üzerine çıkan tartışmada, mağdurun kendisine hakaret ettiğini savunması, tanık …’in de yargılamada doğruladığı kolluk ifadesinde, adı geçen mağdurun sanığa küfür ettiğini, sanığın da karşılık verdiğini ifade etmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, sanığın mağdur …’e yönelik tehdit eyleminde, TCK’nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen her iki mağdura yönelik TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek uzlaştırma işlemi uygulanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c-Uzlaşma sağlanamaması halinde ise;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, … Mahkemesi’nin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden …’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; …’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.