Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/7388 E. 2021/28765 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7388
KARAR NO : 2021/28765
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanığın atılı hakaret suçunu inkar etmesi, kolluk görevlisi …’un ifadesinde, sanığın hakaret ettiğini duymadığını beyan etmesi, “Beyaz Kod” ihbar tutanağında, sanığın hakaretinden söz edilmemesi, hastane çalışanı olan …’un ifadesinde, hakaret içeren sözlerin neler olduğunu hatırlamadığını belirtmesi, mahkemede sanığın hakaret ettiğini söyleyen hastane güvenlik görevlisi …’nin olaydan hemen sonra verdiği kolluk ifadesinde, sanığın hakaretinden söz etmemesi, katılan …’in mahkemedeki ifadesinde, sanığın hakaretine dair bir beyanının bulunmaması ve hakaret edenlerin suçun diğer failleri olduğunu belirtmesi karşısında, sanığın hakaret suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delillerin neler olduğu açıklanmadan, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kısmi kabule göre de;
a)Rahatsızlanan sanığın olay gecesi gittiği hastanede acil servis doktoru olarak görev yapan katılan tarafından haklı bir neden ileri sürülmeden kendisine ilaç yazılmayıp, kendisini aile hekimine yönlendirilmesine sinirlenerek eylemlerini gerçekleştirmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak hakaret suçunda TCK’nın 129, tehdit suçunda ise TCK’nın 29. maddelerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılmaması,
b)Hakaret suçundan netice cezanın 11 ay 20 gün olarak belirlenmesinden sonra, ertelemeye dair hüküm fıkrasında netice cezanın 1 yıl 8 ay olarak gösterilmesi suretiyle cezanın süresine dair hüküm fıkrasında çelişkiye düşülmesi,
c)6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir sabıkası bulunmayan sanık hakkında suçlardan doğan maddi bir zararın bulunmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi nedeniyle CMK’nın 231/6-b maddesinde açıklanan “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları” irdelenip sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği yönünde nasıl bir kanaate varıldığı açıklanmadan, “öncesinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması” nedeniyle koşullarının oluşmadığından söz edilerek, yerinde olmayan gerekçeyle hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.