YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7469
KARAR NO : 2021/28912
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/10/2011 tarih, 2010/98 esas, 2011/63 sayılı hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, sanığın huzurunda verildiği, kanun yolu açıklamasına ilişkin hüküm fıkrasında, kanun yoluna başvuru süresinin, “tefhim” tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine, “tefhim ve tebliğ” tarihinden itibaren başlayacağının açıklandığı ve bu suretle sanığın kanun yoluna başvuru süresinin başlangıç tarihi konusunda yanıltıldığı, gerekçeli kararın da kendisine tebliğ edilmemesi sebebiyle hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleşmediğinin ve denetim süresinin başlamadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 11/11/2015 tarihli, 2015/156 esas ve 2015/388 sayılı hükümlerin açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın 16/03/2011 tarihli sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sorgu tarihine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davalarının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 09/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.