Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/941 E. 2021/28861 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/941
KARAR NO : 2021/28861
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar, O Yer Cumhuriyet Savcısı

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, O Yer Cumhuriyet Savcısının, sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükme ilişkin temyizinin, suçun vasfına yönelik olduğu belirlenmekle, dosya görüşüldü:
A- Sanık …’in katılan … ’a karşı kasten yaralama eylemine ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık …’in tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
Başkaca temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
B- Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığa yükletilen kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi, hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır,
Ancak,
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedenleri bu yönden yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı 8/1. madde ve fikrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye uygun olarak, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C- Sanık …’in silahla tehdit ve katılan …’a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs eylemleri yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İş yerinde çıkan tartışmada sanığın, katılan …’ı yumruk atmak ve boynunu sıkmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, tartışmanın sona ermesinin akabinde, eline demir keski alan sanığın, her iki katılana karşı “seni öldürürüm”diyerek üzerlerine doğru gitmeye çalıştığı sırada hamle yapmadan araya giren kişilerce engellendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında tamamlanmış kasten yaralama ve silahla tehdit suçundan hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme ve kanuna uygun olmayan şekilde, silahla tehdit eylemi bölünerek ayrıca dava açılmayan kasten yaralamaya teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirdiğinden, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.