Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/946 E. 2019/12957 K. 09.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/946
KARAR NO : 2019/12957
KARAR TARİHİ : 09.07.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın iftira suçunu CMK”nın 253/3. maddesinin yürürlük tarihi olan 09.07.2009’dan önce işlediği belirlenerek yapılan incelemede;
A-Sanığa yükletilen iftira eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın Kanuni bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının infaz sırasında değerlendirilebileceği,
Anlaşıldığından sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizde ise,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın ”Batu” ve “Erdinç Batu” ismiyle kendisini tanıtarak, katılanı farklı e-mail adresleri ve telefon yoluyla tehdit etmesi eyleminin, TCK’nın 106/2-b maddesinde düzenlenen ”kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle” tehdit suçunu oluşturmayacağı, sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, suçun hukuki vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-1. madde ve cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde,
a-Sanığın hakaret suçlarını hangi tarihlerde ve hangi delillere göre işlediği ve 6 aylık şikayet süresi de göz önünde bulundurularak sonucuna göre TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi ve CMK”nın 253/3. maddesinin yürürlük tarihi olan 09.07.2009’dan sonra işlenmesi halinde 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek , yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b-Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.