YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1293
KARAR NO : 2020/7800
KARAR TARİHİ : 24.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Birden fazla kişi ile birlikte tehdit, tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, düşme
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A-Sanıklara yükletilen silahla tehdit, tehdit ve hakaret eylemlerinden kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanıklara yükletilen kasten yaralama eylemlerinden kurulan düşme hükümlerinin incelenmesinde ise;
1-Yaşı küçük müşteki …’un 08/07/2013 tarihli celsede, sanıklardan şikayetçi olarak katılma talebinde bulunması ve aynı celsede müşteki vekilinin “müvekkilinin beyanlarına bir diyeceğinin olmadığını” beyan etmesi üzerine, mahkemece müştekinin katılma talebinin kabulüne karar verildiği, katılan…’un annesi mağdur …’un ise 13/11/2013 tarihli dilekçesinde yalnızca kendisine yönelik tehdit, hakaret ve kasten yaralama eylemleri ile ilgili olarak şikayetinden vazgeçtiğini beyan ederek, yaşı küçük kızı katılan …a yönelik beyanda bulunmaması karşısında, sanıklara yükletilen katılan …’a yönelik kasten yaralama eylemlerinden düşme kararları verilmesi,
2-Bozmaya uyularak yapılan değerlendirme neticesinde, sanıkların suçlarının sübutu ve eylemlerini silah kullanmadan gerçekleştirdiklerinin kabulü halinde ise; sanıkların tehdit suçlarından beraat etmeleri karşısında, TCK’nın 86/2. maddesi kapsamındaki kasten yaralama suçunun CMK’nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, aynı Kanun’un 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda belirlenmesinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.