YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14380
KARAR NO : 2021/17427
KARAR TARİHİ : 02.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Ceza Genel Kurulunun 12/03/2013 gün ve 1515–202 ile 21/12/2010 gün ve 230–264 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümler ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, Yerel Mahkemece sanık hakkında yaralama suçundan TCK’nın 86/2, ve 52/2. maddeleri gereğince doğrudan verilen 2400 TL. adli para cezası karar tarihi de göz önünde bulundurulduğunda, 1412 sayılı CMUK’nın, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 305. maddesi gereğince kesin nitelikte bulunmaktadır. Ancak Yerel Mahkemece yaralama eyleminin, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olduğu gözetilmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülmüştür. Bu nedenle kesin nitelikteki yaralama suçuna ilişkin hükmün temyiz incelemesine tabi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Avukat olarak görev yapan katılan …, avukat katibi olan katılan … ve İcra memuru mağdur …’nun icra işlemlerini gerçekleştirmek amacıyla sanık …’ın babası olan temyiz dışı diğer sanık …’a ait haciz mahalline gittiği sırada, sanık …’ın önce katılan … ve …’ya nacak ile saldırması; akabinde katılan …’ı yaralaması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, bir bütün halinde TCK’nın 265/2-4 ve 43/2. maddelerinde düzenlenen silahla ve birden fazla görevliye yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden görevi yaptırmamak için direnme ve yaralama suçlarından ayrı hükümler kurulması,
2- TCK’nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca “cezayı aleyhe değiştirme yasağının” dikkate alınmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.