YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21489
KARAR NO : 2022/21511
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
1- Kovuşturma aşamasında dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilen katılan …’in, Cumhuriyet savcısı huzurunda verdiği ek beyanında, sanığın pazartesi günü mutfaktan aldığı bıçağı boğazına dayayarak ölümle tehdit ettiğini, aynı zamanda 28/01/2015 tahininde yani çarşamba günü kendisine mesaj atmak suretiyle tehdit ve hakaret ettiğini beyan ettiği, silahla tehdit iddiasının, katılanın beyanı dışında sanık tarafından katılana gönderilen mesaj içerikleriyle de sabit olduğu, bu nedenle sanığın farklı tarihlerde işlediği sabit olan tehdit eylemleri nedeniyle 106/2,a, 43/1 uyarınca mahkumiyet hüküm kurulması gerekirken, TCK’nın 106/1-1, 43/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet, aynı Yasanın 106/2,a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçundan ise beraat hükmü kurulması,
2- Kabule göre de, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında, bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
3- (1) ve (2) nolu bozma nedenlerine uyulması ve TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu yönünden uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, birlikte işlenmeyen TCK’nın 106/2,a maddesinde düzenlenen tehdit eylemi açısından TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmesi,
4- Sanık hakkında tehdit suçundan belirlenen temel ceza üzerinden TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken yapılan hesap hatası nedeniyle, sonuç cezanın “4 ay 20 gün” yerine ”4 ay 15 gün” hapis olarak eksik tayin edilmesi,
5- Sanığın soyut nitelikteki savunması dışında, katılandan kaynaklanan haksız tahrik niteliğinde eylemleri kanıtlayan ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektiren kesin delillerin bulunmadığı halde, sanık hakkında TCK’nın 29 ve 129. maddeleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan … ile sanık … ve müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/11//2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.