Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/21710 E. 2022/2230 K. 12.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21710
KARAR NO : 2022/2230
KARAR TARİHİ : 12.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit. Kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, kasten yaralamaya teşebbüs suçundan sanık hakkında tayin edilen cezanın, hüküm tarihinde miktar itibariyle kesinlik sınırında olduğu anlaşılmış ise de; yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan ceza verildiğinden hükmün temyizi kabil olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Dosya kapsamına göre, sanığın, olay tarihinde aralarında çıkan tartışmada babası olan mağdur …’a alüminyum süpürge sapı ile vurarak mağduru yaralaması, akabinde sanığın mağdura tahta sopa ile vurmaya çalıştığında araya annesi olan …’ın girmesi nedeniyle tahta sopanın mağdura isabet etmemesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın mağduru kasten yaralamaya yönelik birden çok eyleminin aynı suç işleme kastıyla, aynı anda ve çok kısa zaman aralığı içerisinde gerçekleştirmesi değerlendirildiğinde; sanığın hareketlerinin bir bütünlük oluşturduğu ve fiilin hukuken tek olduğu, bu suretle sanığın eyleminin tamamlanmış kasten yaralama olarak değerlendirilmesi gerektiği ve sanık hakkında TCK’nın 86/2, 86/3-e maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile sanığın eyleminin hem tamamlanmış kasten yaralama hem de kasten yaralamaya teşebbüs suçlarını oluşturduğu değerlendirilerek ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
2) Kabule göre ise;
a) Sanık hakkında tamamlanmış kasten yaralama ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerde, aynı olayda iki ağırlaştırıcı neden bulunması gözetilerek, TCK’nın 86/2. maddesi uyarınca temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması ve TCK’nin 86/3-a-e bentleri uyarınca ½ oranında artırım yapılması gerektiği halde, temel ceza teşdiden belirlenirken uygulama maddesinin TCK’nın 86/2, 86/3-a maddeleri olarak gösterilip, TCK’nın 86/3-e maddesi uyarınca cezada artırım yapılması,
b) Sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar varsa da, atılı suçun 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesine eklenen ek cümlenin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c) 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın, temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, … tarihinde oy birliğiyle karar verildi.