Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/27335 E. 2023/897 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27335
KARAR NO : 2023/897
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, taksirle yangına sebebiyet verme, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası, taksirle yangına sebebiyet verme suçundan ise aynı Kanun’un 171 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, kararı temyiz etmek istediğine, sanık müdafiinin temyiz istemi ise sanık hakkında beraat kararı verilmesi, cezaların ertelenmesi ya da açıklanmasının geri bırakılması gerektiği ile resen tespit edilecek nedenlerle usul ve Kanun’a aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile mağdurun evli oldukları, sanık hakkında 6284 sayılı Kanun uyarınca evden uzaklaştırma kararı olduğu halde olay gecesi sanığın, mağdurun rızası ile konuşmak amacıyla eve geldiği, ikili arasında yaşanan tartışmada sanığın, yanan mumu mağdura göstererek yüzünü yakmakla tehdit edip, hakaret içeren söylemlerde bulunduğu, eline aldığı bıçakla mağdurun üzerine gittiği, bıçağın yere düşmesi nedeniyle yaralamaya yönelik eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, elleriyle mağduru darp ettiği ve evdeki kıyafetleri yakarak kasten yangın çıkardığı iddiasıyla açılan davada Mahkeme, sanığın yangın çıkarma eyleminin taksirle işlendiğini kabul ederek taksirle yangına sebebiyet verdiği, eşini kasten yaraladığı ve silahla tehdit ettiğini kabul ederek bu suçlardan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik İncelemede
1. Mağdurun, sanığın kendisini ittiği yönündeki ifadesi, sanığın olay anında mağduru ittiğine yönelik savunması, kolluk tarafından düzenlenen CD izleme tutanağında, sanık ile mağdurun itiştiklerinin belirtilmiş olması ile mağdur hakkında düzenlenen adli raporda, basit tıbbi müdahale ile yaralandığının belirtilmiş olması karşısında, sanığın kasten yaralama suçunu işlediği, sanık hakkındaki cezanın neden ertelenmediği ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmadığının da kararda tartışılarak uygulanmamış olması ve bu yöndeki Mahkeme gerekçesinin de yerinde görülmüş olması karşısında sanığın cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin kararında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanığa yükletilen kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Tehdit ile Taksirle Yangına Sebebiyet Verme Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik İncelemede
Mağdurun, olay anında eşi olan sanığın kendisinin rızası olmadığı halde müşterek çocuğunu alıp gitmesine sinirlenerek verdiğini söylediği kolluk ifadesini kabul etmeyip, mahkeme ifadesinde, eşinin kendisini tehdit etmediğini ve yangının nasıl çıktığı hakkında bilgisi olmadığını söylemesi, sanığın aşamalardaki tutarlı savunmalarında isnat edilen suçları işlemediğini ve yangını kendisinin çıkarmadığını söylemesi, sanık ile mağdurun evlerinden çıktıkları anda olay yerinde olan tanık …’nın ifadesinde, mağdurun kendisine tehdit edildiğine dair bir şey söylemediğini belirtmesi, dosya kapsamında yangının çıkış nedenine dair bir tespite yer verilmemesi, buna dair bir yangın raporunun olmaması, olay anında evde tarafların dört çocuğunun olması, ayrıca evin elektriğinin kesik olması nedeniyle aydınlatma olarak evde mumların kullanılması gibi hususlar dikkate alındığında, yaşanan arbede de yangının sanık dışındaki kişiler tarafından istemeden de olsa çıkarılmış olma ihtimalinin bulunması karşısında, atılı suçları işlediğine dair yeterli ve kesin nitelikte delil bulunmadığı halde sanık hakkında her iki suçtan mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Tehdit ve Taksirle Yangına Sebebiyet Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.