Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/27401 E. 2023/764 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27401
KARAR NO : 2023/764
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 3000 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kasten Yaralama Suçuna İlişkin Hukuki Süreç
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm, sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle açıklanarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Tehdit Suçuna İlişkin Hukuki Süreç
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm, sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle açıklanarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, eşi olan katılanın psikolojik sorunları olduğu, bu sorunlardan bahsetmesine rağmen herhangi bir rapor alınmadığı, aralarındaki boşanma dava dosyasının incelenmesi halinde de bu durumun anlaşılacağı, suç işlemediğinin tanık beyanlarıyla sabit olduğu, yalnızca katılan beyanlarıyla ceza verildiği, tanık …’nin dinlenmediği, önceki cezaları sebebiyle önyargılı davranıldığı ve eksik incelemeyle ceza verildiğine vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın eşi olan katılan ile aralarında arazi meselesinden çıkan tartışmada, katılanın boğazını sıkarak kasten yaraladığı ve ölümle tehdit ettiği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçuna Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Tehdit Suçuna Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, gerekçesiz karar verilerek Anayasanın 141, 5271 sayılı Kanun’un 34, 223 ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanunun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.