YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27455
KARAR NO : 2023/43
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel mahkemenin kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasının 1 inci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ve hak yoksunlarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, tehdit suçunun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğinden suçun oluşmadığına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Müşteki ile sanığın gayri resmi olarak birlikte yaşadıkları ve müştekinin sanığı kendisini başkasıyla aldattığını düşünerek attığı mesaja sanığın tehdit içerikli mesaj ile karşılık verdiği, sanığın tevilli ikrarı, müştekinin iddiaları, mesaj tespit tutanığı ve tüm dosya kapsamıyla sabit kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
A.Sanık Tarafından İleri Sürülen Temyiz Sebepleri Yönünden
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanun’un 34 ncü maddesi ile değişik CMK’nın 253/1 inci madde hükmü uyarınca, sanığa atılı 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasının 1 inci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; anılan Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 ncü maddesi uyarınca aynı Kanunun 253 ncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uzlaşmanın sağlanamaması halinde;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 ncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 nci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251/1 nci maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür.
B.Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle yerel mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 09.01.2023 tarihinde karar verildi.