YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27551
KARAR NO : 2023/640
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 Tarihli ve 2015/253 Esas, 2016/660 Karar Sayılı Kararıyla Sanık Hakkında
1. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının birer aylık aralarla 9 eşit taksitle tahsiline,
2. Hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteğinin, hakaret suçunun sabit olmasına karşın sanık hakkında beraat kararı verildiğine, vesaire ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteğinin, kararın usul ve Yasaya aykırı olduğu ve cezanın ağır olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kızı olan katılan … ile telefonda konuştuğu sırada katılana karşı “Nankör, eşekoğlu eşşek, şerefsiz.” dediğinden bahisle hakaret suçundan açılan kamu davası açılması üzerine Mahkemece, sanığın hakaret eylemine ilişkin katılanın beyanı dışında tarafsız bir tanık beyanı bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın telefonda katılan … ile konuşurken, sanığın eski eşi olan katılan …’a yönelik “O annen evlenince benden kurtulduğunu mu zannetti, onu ayaklarından vuracağım.” diyerek tehdit ettiğinden bahisle açılan davaya ilişkin Mahkemece, katılanların ve tanık …’nın anlatımları ile tehdit suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığın 30.06.2015 tarihli savunmasında, katılana hakaret ettiğini ikrar etmiş olması karşısında, sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet yerine beraat hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sanığın Temyizi Yönünden
1. Cezanın Ağır Olduğuna ilişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mahkemece, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca sanığın cezasında indirim yapılması, hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmiş olması ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, kanuni bağlamda uygulanan cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sair Hususlar Yönünden
a. Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 inci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
b. (a) bendinde belirtilen bozma nedenine uyulup uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Hakaret Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Tehdit Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (2 nolu) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.