Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/27687 E. 2023/2583 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27687
KARAR NO : 2023/2583
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
B. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlemediği, sanığın rahatsız olup cezai sorumluluğunun bulunmadığı ve kararının usul ve Yasaya aykırı olup bozulması gerektiği vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçilerin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı … İl Müdürlüğü’nde sosyal çalışmacı memur olarak görev yaptıkları, sanığın eşinin kurumda sığınma amacıyla bir müddet kaldığı, bu süre içerisinde sanığın yardım talebinde bulunduğu ancak bu talebinin kurum tarafından uygun görülmeyerek kabul edilmediği, bunun üzerine sanığın suç tarihinde kurum telefonunu arayarak şikâyetçilere hitaben “Eşim kurumda kaldı rahatsızlanarak kan kaybetti bu kanı sizden fazlasıyla alacağım sizi ve ailenizi öldüreceğim yuvamı yıkan siz ikinizsiniz ananızı avradınızı sinkaf edeceğim benim 120 tane dosyam var siz de 121 inci olursunuz.” diyerek hakaret ve tehdit ettiği iddia edilmiş, Yerel Mahkemece sanığın savunması, şikâyetçilerin ve tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın savunması, şikâyetçilerin istikrarlı beyanları, tanıkların olayı doğrulayan beyanları, … Üniversitesi Hastanesi’nin 15.01.2016 tarihli raporunda sanığın olay tarihinde işlediği iddia edilen hakaret ve tehdit suçlarıyla ilişkili olarak mevcut haliyle 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında değerlendirilebilecek psikiyatrik bir rahatsızlığının bulunmadığının belirtilmesi dikkate alındığında sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
1. Sanığın şikâyetçilere söylediği iddia edilen ve ”Olay ve Olgular” başlığı altında belirtilen sözlerin bütün halde tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle ayrıca hakaret suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle hukuka aykırı olduğu,
2. (1) numaralı bozma sebebine uyularak yapılan inceleme sonucunda hakaret suçunun oluşmadığının kabulü halinde tehdit suçu yönünden
Hükümden sonra 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması karşısında; sanık hakkında tehdit suçu yönünden uzlaştırma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
3. Tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda temel ceza belirlenirken hapis cezasının tercih edilmesi zorunluluğu gözetilmeden adli para cezasının tercih edilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
4. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.