YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27723
KARAR NO : 2023/542
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddenin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi gerektiğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdur ile katılanın evli oldukları, sanığın kullanmakta olduğu telefon ile mağdurun kullandığı telefonu olay günü ve sonrası birçok kez aradığı ayrıca, katılanın telefonuna gönderdiği ses kaydında “O … dediğin s… var ya, ben onun a… üç yıldır sinkaf ediyorum o kaşarı, o… beni es geçti, …’i çok iyi tanıyorum, dört yıldır birlikteliğimiz vardır, ama o… bana üç aydır yanlış yapıyor, a…koyarım bana orospuluk etmesin, beni senin yerine koymasın…” şeklinde mesaj göndermek suretiyle katılana yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Nedenleri Yönünden
Sanığın kısmi ikrarı, mağdur ile katılanın beyanları ile HTS kayıtlarına göre sanığın mağdurun telefonunu birçok kez araması suretiyle ve katılanın telefonuna ses kaydı göndermek suretiyle sanığın atılı suçları işlediğine dair,
Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, sabıkasında 3 ayda fazla kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin bulunduğu anlaşıldığından sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanmaması yönünde ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair, Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Kişilerin huzur ve sükununu bozma ile hakaret suçlarının suç tarihine göre uzlaştırma kapsamında bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre uzlaştırma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın tehdit suçundan beraat etmesi karşısında, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile hakaret suçunun uzlaştırmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, anılan Kanunun 35 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2. Sanığın tekerrüre esas alınan cezasının infaz edildiği 19.03.2012 tarihinden itibaren üç yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra 23.06.2015 tarihinde atılı suçun işlenmiş olması nedeniyle şartları oluşmaması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ancak sanığın adli sicil kaydında bulunan ve daha hafif cezayı gerektiren … Sulh Ceza Mahkemesi’nin 29.05.2014 tarihinde yerine getirilen hakaret suçundan 3 ay 3 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Sanığın, lehe Kanun hükümlerinin uygulanmasını talep etmesi karşısında, hakaret suçundan hükmedilen kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yazılı bulunan adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu açısından ise anılan maddedeki seçenek yaptırımlardan her hangi birine çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılmaması,
4. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.