Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/27740 E. 2023/541 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27740
KARAR NO : 2023/541
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun ( 1412 sayılı kanun ) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği suçtan doğrudan zarar gören şikâyetçi …’ın 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümleri temyiz yetkisi bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile sanık hakkında hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, aynı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, mazeret dilekçesi sunmuş olmasına karşın, mazereti kabul edilmeyerek, şikâyetçi sıfatıyla müvekkil ve vekil sıfatıyla dinlenilmeden, iddiaları ve delilleri sorulmadan sadece sanığın ve tanığın beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuş olması verilen hükümlerin usul ve yasaya aykırı olması ve re’sen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçi ile sanığın kayınpeder ve damat oldukları, olay gününde karşılaştıklarında damat olan sanığın müştekiye karşı sinkaflı küfür ederek “seni öldürürüm” demek suretiyle tehdit ettiği iddiasıyla sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından açılan davada, sanığın tehdit suçunu işlediğinin sabit olmadığı, hakaret suçunun ise karşılıklı olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Şikâyetçi vekilinin, 19.02.2016 tarihli mazeret dilekçesi ile kalp sorunu olması nedeniyle kardiyalog randevusunun olduğu, 11.20 de yapılacak olan duruşmaya katılamayacağını, duruşmanın 13.30’a ertelenmesine, yetişememesi halinde ise mazeretli sayılmasına karar verilmesini talep ettiği ancak ilk derece mahkemesince, şikâyetçi vekilinin mazeretini belgelendirmemesi nedeniyle mazereti kabul edilmeyerek, yapılan ilk duruşmada sanık hakkında atılı suçlar bakımından beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmakla, Mahkemece şikâyetçi vekilinin mazeret beyanına göre, mazeretini delillendirmek üzere süre vererek ve söz konusu kararın da tebliğini sağlayarak süre sonunda karar verilmesi yerine, suçtan zarar gören şikâyetçinin, 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü ve 234 üncü maddeleri gereğince davaya katılma ve mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilmek suretiyle meram anlatma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Sair yönleri incelenmeyen, Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2023 tarihinde karar verildi.