YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27841
KARAR NO : 2023/10838
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, kararda başvurulacak Kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunan sanık …’in yüzüne karşı verilen kararda, temyiz dilekçesini cezaevi idaresine başvuru aracılığıyla da gönderilebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrası, aynı Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddeleri gereğince, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece,
A. Sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tehdit suçundan aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca üç kez 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tehdit suçundan aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz isteği, atılı suçları işlemediklerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “17.05.2014 tarihinde akşam sayımı sırasında infaz koruma memurlarından …, …, …, …, …, …, … ve …’nin sanıkların kaldığı B10 koğuşuna girdikleri burada sanıkların ”Siz sadece …’yı aldınız, kurtulduğunuzu mu zannediyorsunuz, biz de avukatlarımızı gönderip sizi si…ğiz.” şeklinde hakarette bulundukları, 18.05.2014 tarihinde saat 21:00 sıralarında sanıkların kaldığı B10 koğuşundan ”çağır” butonuna basılması üzerine müştekilerin koğuş kapısına gittikleri burada sanık …’nın görevli memurlara ”Gönül sizden özür dileyecek, sizde kabul edin, yoksa siz görürsünüz, dışarıda rahat yok size.” diyerek tehditte bulunduğu, aynı tarihte Sanık …’nın B10 koğuşunun kapısını yumruklaması üzerine görevli personelin yeniden mazgala gittiklerinde sanık …’ün kendisini yerlere atarak ”Allah size koca yüzü göstermesin, çoluk çocuk yüzü görmeyin, sürüm sürüm sürünün buralarda, sizi avukatıma da şikayet edip si…ğim hepinizi” ”orospular, kahpeler, size rahat yok bundan sonra, benim aşiretimi hafife almayın, evinizi bile başınıza yıktıracağım sizin” ‘neden bu kadar kalabalık geldiniz, hadi beni dövün, hepiniz orospusunuz, kahpesiniz, Allah hepinizin belasını versin’ diyerek tehdit ve hakarette bulunduğu, 19.05.2014 tarihli eylemde, sanık …’ün ”dün siz beni dövdünüz, siz benim aşiretimi bilirsiniz, biz …’liyiz bizim erkeklerimiz ve avukatlarımız sizi si…ler, tek tek takip ettiririz hepinizi, evlerinizi buldururuz, bütün memurlar orospu, daha neler göreceksiniz, buranın dışarısı da var” diyerek hakaret ve tehditte bulunduğu sanık satının da sanık … ile birlikte haraket ederek hakaret ve tehdit eyl… iştirak ettiği, bu olaydan sonra sanıkların kaldığı B10 koğuşundan yeniden çağır butona basılması üzerine görevli infaz koruma memurları müştekiler …, …, …, …, …, … ve …’un yeniden mazgala gittiklerinde sanık …’ün ”… sizin yüzünüzden bu halde, siz bayılttınız” diyerek bağırdığı, … için 112 acil servisi çağrılması akabinde …’nın tedavisinin yapıldığı, …’nın koğuşuna konulması esnasında ”Allah var ben sizin kimseyi dövdüğünüzü görmedim, bunu … söylüyor, beni tutanaklardan çıkartın” şeklinde talep te bulunduğu görevli personelin isminin tutanaklardan çıkartılamayacağını belirtmesi üzerine sanık …’nın ”Sizde buradasınız bende buradayım, görüşeceğiz.” diyerek tehditte bulunduğu müşteki beyanları olay tutanakları kapsamından anlaşılmış sanıkların hakaret ve basit tehdit eylemleri nedeni ile cezalandırılmalarına karar vremek gerekmiştir.” gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek, yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümler,
A. 17.05.2014 tarihinde sanıkların söylediği kabul edilen sözlerin söyleniş amacı da gözetilerek, bir bütün halinde tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hakaret suçundan ceza verilmesi,
B. 18.05.2014 tarihinde sanık …’in, 19.05.2014 tarihinde ise her iki sanığın söylediği kabul edilen sözlerin, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında olduğu gözetilmeyerek aynı fıkranın ikinci cümlesi gereğince hükümler kurulması,
C. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, suçun işlendiği yer olan cezaevinin aleni olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
D. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar … ve …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.