Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/27861 E. 2023/735 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27861
KARAR NO : 2023/735
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun’un 62 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 2 ay 15 gün süre ile kamuya yararlı temizlik hizmetinde çalıştırılması kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi hükmüne göre gönüllü olması koşuluyla sanığın sadece kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilebileceği gözetilmeden, infazda kısıtlamaya yol açacak biçimde ayrıca temizlik iş kolunda çalıştırılacağı gösterilmek suretiyle yasal düzenlemeye aykırı karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın mağdur …’ın oturduğu evden çıkmasını istediğinden, mağdurun ev sahibi ve aynı zamanda kayınvalidesi olan mağdur …’ü telefon ile arayarak mağdur …’ı kastederek “Bu akşam evi terk edecek, terk etmezse onun başını demir parmaklıklarına geçiririm.” şeklinde sözlerle tehdit ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ancak cezası kamuya yararlı işte çalışma tedbirine çevrilmiştir.
IV. GEREKÇE
A- Mağdur …’ın şikayetten vazgeçmesine rağmen iddiasını tekrarlaması, mağdur …’ün beyanında kendisine yönelik bir tehdit olmadığını ancak …’ı kastederek sanığın tehditte bulunduğunu söylemesi ve soruşturma aşamasında beyanına başvurulan tanık …’ün de mağdur … gibi beyanda bulunması karşısında, mağdur …’ın bacanağı olan sanığın, mağdurun oturduğu ve kayınvalidesi …’e ait evden çıkmasını istediği bu sebeple mağdur …’ü telefonla arayıp mağdur …’ı kastederek “Bu akşam evi terk edecek, terk etmezse onun başını demir parmaklıklarına geçiririm.” şeklinde sözlerle tehditte bulunduğu anlaşılmakla Yerel Mahkemenin suçun sübutuna ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
B- Ancak, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
C. Uzlaşmanın sağlanamaması durumunda, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun2un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
D. Kabule göre de, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek tedbirine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infaz aşamasında değerlendirilecek olan hizmet kolunun da belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B), (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.