YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27910
KARAR NO : 2023/10839
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece, sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, tehdit suçundan ise aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, lehe hükümlerin ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “… ceza evinde hüküm özlü olarak bulunmakta olan sanığın tedavi için … … Araştırma Hastanesi’ne getirildiği, sanığın odada bulunduğu esnada sigara içtiği, odaya gelen Jandarma görevlisi müştekinin sanığa neden sigara içtiğini odada sigara içmenin yasak olduğunu söylemesi üzerine sanığın müştekiye hitaben “sen kimsin lan yavşak, seni vurdurturum, senin soyismini aldım, seninle görüşeceğiz, sen benim kim olduğumu biliyor musun, ceza evinden çıktığımda seni öldürtürüm” dediği anlaşılmış olup, olay tutanağı, müşteki beyanı, tanık beyanları gözetildiğinde sanığın beyanlarına itibar etmenin mümkün olmadığı, müşteki hakkındaki görev belgesinden de anlaşıldığı üzere müştekinin olay tarihinde ceza evinden hastaneye mahkum sevki ile görevli Jandarma personeli olduğu, böylece sanığın kamu görevlisi olan müştekiye karşı görevinden dolayı ve görevi sırasında hakaret suçunu işlediği hususunda kuşku bulunmadığı, olayın meydana geldiği yerin hükümlülerin bulunduğu hastane odası olup, herkesin kolaylıkla gireceği yer olmadığından aleni olmadığı, sanığın müştekiye yönelik tehdit sözlerinin görevi yaptırmamak için direnme niteliğinde olmadığı, sanığın o esnada müştekinin yapmasını engellemeye çalıştığı, herhangi bir görevin söz konusu olmaması ve olayın özellikleri gözetildiğinde TCK. 106/1-1. Cümledeki tehdit suçunun unsurlarının oluştuğu, müştekinin sanığa yönelik herhangi bir haksız söz ve davranışının söz konusu olmadığı anlaşılmakla bu doğrultuda sanığın cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık sabıka kaydı ve mahkemenin gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, lehe hükümlerin uygulanmamasında ve cezasının ertelenmemesinde isabetsizlik bulunmadığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık …’ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.