YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27912
KARAR NO : 2023/15367
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 43, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan ise, aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “Sanığın … Kapalı Cezaevinde hükümlü olduğu ve bir duruşması sebebiyle adliyeye getirildiği, başlangıçta kelepçe takılmasını istemediği açıklama yapılmasından sonra takıldığı, duruşma sırasında kelepçesi açılan sanığın duruşmaya ara verilmesi esnasında salon dışına çıktığında tekrar kelepçe takılmak istendiğinde “Kardeşim zırt pırt kelepçe mi takılır.” şeklinde söylediği, yine kelepçesinin takıldığı, daha sonra yeniden başlayan duruşmada kelepçesinin açıldığı, mahkemenin hükmünü verdiği, sanığın söz konusu karara itiraz etmesi yönünden hakkını kullanması için mahkeme kalemine götürüldüğü, burada dosyanın şikayetçisi ile karşılaşarak hakaret içeren sözler söyleyerek üzerine yürümeye çalıştığı, saldırısının görevli jandarmalarca engellendiği, buradan ayrılıp nezarethaneye götürülürken “Ben tahliye oldum, kelepçe taktırmam, olay çıkartırım.” şeklinde söyleyerek yine kelepçe takılmasına direndiği, yine zorla kelepçesinin takıldığı sırada “Hepinizin fotoğrafını çektim, yüzünü tanıdım, sizinle görüşeceğim, hepinizin a.. koyacağım.” şeklinde sözler söylediği ve kendisini tutan askerlerden kurtulmaya çalıştığı, sakin olması söylendiğinde “Kimsiniz lan beni mi döveceksiniz, Allah mısınız.” şeklinde söylediği, sanığın nezarethane kısmına teslim edildiği, ardından aynı gün tutuklu ve hükümlülerin ring aracına bindirilerek cezaevine götürüleceği sırada “Nerede lan beni duruşmaya götüren askerler, hepinizin hayatını sk… edeceğim, cezaevine gideyim bak ne yapacağım, a.. koduğumun çocukları, hepinizin a.. koyarım, … de oturuyorum, askerler sizi takip edeceğim, izinlerinizde takip edip g.. keseceğim.” şeklindeki sözlerle kamu görevlisi olan jandarma personeline hakaret ve tehditlerini sürdürdüğü” gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümler,
A. Sanığın, kendisine kelepçe takmak isteyen görevli jandarma personeli olan katılanlara yönelik engelleme amacıyla tehdit etmesi biçiminde gerçekleşen eyleminin, bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle tehdit suçundan hüküm kurulması,
B. Hakaret suçundan kurulan hükümde; aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, suçun işlendiği yer olan “cezaevi ring aracının” aleni olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.