Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28038 E. 2023/660 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28038
KARAR NO : 2023/660
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … (Kapatılan) … Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/1451 Esas, 2015/1462 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yaptığı, suç tarihinde ceza infaz kurumundaki bir kısım hükümlünün … Eğitim ve Araştırma Hastanesine muayene ve tedavi amaçlı götürüldüğü, bu sırada ceza infaz kurumunda hükümlü bulunan sanık …’un da halen erkek kimliğine sahip olduğu için koluna girmek istemeyen katılana yönelik olarak “Gerizekalı, aptal, bende bayanım, sende olan bende de var, beyinsiz.” diyerek hakaret ettiği, hakaret eyleminin aleni olmayan hükümlü ve tutukluların nakil aracı içerisinde gerçekleştirildiği, sanık savunmasında katılanın kendisine hakaret ettiğini ileri sürmüş ise de; bu hususun tanıklar tarafından doğrulanmadığı gibi katılanın sarfettiği iddia olunan sanığın erkek olduğu yönündeki sözlerinin hakaret niteliğinde olmadığı, dolayısıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesini uygulama olanığının bulunmadığı Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Soruşturma aşamada üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın kovuşturma aşamasında tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.
3. Katılanın her aşamada olay günü sanığın kendisine hakaret ettiğine yönelik istikrarlı anlatımlarda bulunduğu ve katılanın bu iddiasının tanıklar … ile … tarafından doğrulandığı tespit edilmiştir.
4. Temyiz dışı sanık …’nin her aşamada katılanın sağ tarafı tamamen felçli olan sanığa yardımcı olmadığına yönelik anlatımlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Dosya içerisindeki 09.03.2015 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda güvenlik kameralarının ses kaydı yapıp yapmadığının ilgili cezaevinden sorulmasının uygun olunacağına dair görüş belirtildiği ve … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 22.04.2015 tarihli yazısında ceza infaz kurumunda bulunan güvenlik kamera sisteminin ses kayıt özelliğinin bulunmadığından olayın gerçekleştiği yere ait ses kayıtlarının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
6. Sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilamdaki en ağır cezayı içerir suça ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın adli sicil kaydında yer alan … Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/346 Esas, 2010/312 Karar sayılı kararı ile fuhuş suçundan verilen 2 yıl hapis cezası yerine, daha hafif cezaya dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/886 Esas 2008/781 Karar sayılı kararında belirtilen fuhuş suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası tekerrüre esas alınmış ise de, temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
B.Sanık hakkında kurulan hükümde;
1. Sanığın kovuşturma aşamasında “İddia doğrudur. Çünkü beni aşağıladı. Bana mavi kimlikli, senin elin tutulmaz dedi. Bu da benim zoruma gitti. Beni aşağılık duruma düşürdü. O bana hakaret etti. Bende kendisine sende olan bendede var. Neden bana hakaret ediyorsun, beyinsiz, dedim…” şeklindeki savunması, sanık savunmasını destekleyen temyiz dışı sanık …’nin her aşamadaki anlatımları, dosya kapsamında sanığın sağ tarafının tamamen felçli olduğunun anlaşılması, katılanın kovuşturma aşamasındaki “Sanık … mavi nüfus cüzdanına sahiptir ancak bedenen bayandır.” şeklindeki anlatımı, katılanın savcı huzurunda alınan beyanında olay günü sanık ile birlikte nakil aracı içerisinde bulunan başka bir kadın hükümlüyü araçtan indirdiğinin ama temyiz dışı sanık … tarafından sanığın koluna da girmesi söylendikten sonra ” O mavi kimlikli, koluna giremem.” diyerek sanığın koluna girmediğinin anlaşılması, tanık …’nin savcı huzurunda alınan beyanında katılanın “Bu mavi nüfus cüzdanlı bu erkek şahıs ben bunun koluna girmem.” dediğine yönelik anlatımı karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Kabule göre ise; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “Hükme bağlanmış.” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “Basit yargılama usulü.” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeminin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.