YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28100
KARAR NO : 2023/309
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Tebliğnamede tehdit ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanın Temyiz İstemi
Temyiz talebinin gerekçe içermediği, hükümleri temyiz ettiğine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Şikayetçinin telefonda kendisine yönelik hakaret ve tehdit eylemlerini delillendirmek üzere kayda almasının hukuka aykırı olmadığı, söz konusu delilin çözümünün yapılarak tehdit ve hakaret eylemlerinin tespitinin yapılıp dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğu talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile katılan arasında araç alım satımından kaynaklanan husumet bulunduğu, olay tarihinde sanığın telefonla katılanı arayarak katılana sinkaflı sözler söyleyerek “Yerini söyle yanına geliyorum.” ve benzeri şeklindeki sözlerle hakaret ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ve yargılama sonucu beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
(B) bendinde gösterilen gerekçe çerçevesinde sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerinin onanmasına ilişkin Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
A. Katılanın Temyizi Yönünden
Katılanın temyiz dilekçesinin temyiz sebebi içermediği anlaşılmıştır.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Mahkemece, katılan tarafından sunulan ses kaydı, sanığın bilgisi ve rızası dışında yasal olmayan yollardan kaydedildiği gerekçesiyle, yasal delil olarak kabul edilmemiş ise de, Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK’nın 21/05/2013 tarih, 2012/1270 Esas, 2013/248 Karar sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı, ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulünün zorunlu olduğu ve somut olayda sanığın katılana karşı ani gelişen tartışma sırasında hakaret ve tehdit içeren sözler söylediği anlaşıldığından başkaca delil elde etmesine imkan bulunmaması, suça tahrik ve planlama ile kayıt yapmamış olması nedeniyle ses kaydının hukuka aykırı delil olmaması ve delil değerlendirme kapsamında kalmaması karşısında, bahse konu ses kaydının delil değerlendirme kapsamına alınarak ses kayıtlarının sanığa okunarak ve dinletilerek söz konusu tehdit ve hakaret sözlerinin kendisine ait olup olmadığının sorulması, ses kayıtlarının kendisine ait olmadığını belirtmesi halinde ses analizi yaptırılması suretiyle, konuşma kayıtlarındaki seslerin sanığa ait olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve katılanın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.