Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28143 E. 2023/317 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28143
KARAR NO : 2023/317
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, süre tutum dilekçesi vererek kararın katılan lehine bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü sanığın mağduru telefonla gizli numaradan arayarak ” … ve … senin ablan mı oluyor, ben onları izliyorum, kampüsün karşısındayım, onlar rahat dursunlar, ben … ve … mafyasıyım, seni araştırdım, sen evin tek oğlusun, evdekiler rahat durmazsa senin iki diz kapağına da sıkarım.” şeklindeki sözlerle tehdit eylemini gerçekleştirdiği iddiasıyla kamu davası açılmış, yargılama sonucu beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın pazarcılık yaptığını, telefonunu diğer dükkanlara şarj etmek üzere bıraktığını, bu zaman dilimlerinde katılanın aranmış olabileceğini, katılanı hiç tanımadığını olay nedeniyle katılanı ziyaret ettiğini, katılanın telefondaki sesin kendisine ait olmadığını belirttiği şeklindeki savunmasının tanık beyanlarınca doğrulanması, olayda katılanın aile fertlerinin isimleri belirtilerek konuşma yapılması ve arayan kişilerin iki kişi olduklarının tespit edilmesi, sanık ile katılan arasında tanışıklık veya husumete ilişkin bir tespitin de yapılamaması karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.