Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28298 E. 2023/599 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28298
KARAR NO : 2023/599
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2015/455 Esas, 2016/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/338358 nolu tebliğnamesi ile “Sanığın eylemlerinin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılmaması.” nedeniyle hükmün bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; katılan beyanı ve tanık anlatımları karşısında, sanığın katılana yönelik eylemlerinin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeyerek tehdit suçundan beraat hükmü kurulmasının usul ve Kanuna aykırı olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılanın yüzüne karşı, telefon kulübesinden arayarak, tanık … ve ortak tanıdıkları aracılığıyla haber göndererek “Başka birisi ile olamazsın, benim olacaksın, benim olmazsan başkalarına da yar olamazsın, seni öldürürüm.” şeklinde sözlerle katılanı bir çok kez tehdit ettiğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın savunmasında, katılanla telefon görüşmelerinin olduğunu ancak tehdit etmediğini belirterek suçlamayı reddettiği, tanık …’nin soruşturma aşamasında sanığın katılanı birçok kez telefonla arayarak tehdit ettiğine şahit olduğunu beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında tehdit cümlesi duymadığını belirterek çelişkili beyanlarda bulunduğu, tanık …’nin iddiaya dair bir bilgi ve görgüsünün olmadığı, tanık …’nin katılanın sanığa telefonda “Beni arama, rahasız etme, arama.” şeklinde söyler söylediğini, herhangi bir tehdit cümlesi duymadığını tanık …’nın, sanığın kendisine telefonda “Bana yar olmayanı bende başkasına yar etmem.” dediğini, öldürme şeklinde bir cümle duymadıklarını beyan ettikleri, dosya arasına yer alan iletişim kayıtları ve bilirkişi raporunda anlaşılacağı üzere sanık ile katılan arasında birden çok arama ve mesaj kayıtlarının olduğu tespit edilmiştir.
Yerel Mahkemece, sanığın savunmasına hangi gerekçeyle üstünlük tanındığı, katılanın ve tanıkların beyanlarına neden itibar edilmediği denetime olanak verecek şekilde gerekçeli kararda belirtilerek tehdit suçundan beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın savunmasında da kabul ettiği üzere katılan ile telefonla görüşmelerinin olduğuna dair iletişim kaydı, bilirkişi raporu, tanıkların ve katılanın aşamalardaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, katılan ile sanık arasında çok sayıda aramanın bulunduğu, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun somut olayda gerçekleştiği gözetilmeden tehdit suçundan beraat hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.