Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28331 E. 2023/129 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28331
KARAR NO : 2023/129
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 Tarihli ve 2015/1017 Esas, 2016/66 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
Karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/349733 nolu tebliğnamesi ile sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümlerinin onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin, 29.01.2016 tarihli temyiz sebeplerini içermeyen süre tutum dilekçesiyle gerekçeli kararın tebliğinden sonra sunulacak sebeplerden ve re’sen tespit edilecek sebeplere hükümlerin bozulmasını talep ettiği, gerekçeli karar usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulmadığı belirlenmiştir.
B. Vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın sanıktan borcunu mesaj yoluyla talep ettiği, sanığın katılan tarafından gönderilen mesajlara sinirlenerek “Oğlunu s…im, ş..z, p…k, a… a… gör o zaman, g… kan alacağım” şeklinde mesajlar göndermek suretiyle tehdit ve hakaret ettiğinin iddia edildiği olayda; sanık savunmasını, katılan beyanını, karşılıklı mesajları içeren … içeriğini değerlendiren Yerel Mahkemece, hakaret suçunun karşılıklı işlendiği kabul edilerek ceza verilmesine yer olmadığına, tehdit suçu yönünden de; “Sanığın katılana yönelik söylediği ‘G… kan alacağım.’ şeklindeki sözde gerçek değil, mecazi bir anlam yüklü olup, borcu kolay kolay ödemeyeceği, alacağını alma konusunda katılanı zorlayacağı anlamı taşımaktadır. Bu anlamda ise katılanın iç huzurunu bozacak bir içerik bulunmadığı” şeklindeki gerekçeyle beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
(B) bendinde açıklanan nedenle tebliğnamedeki “Tehdit” suçu yönünden onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen deliller (sanık savunması, katılan beyanı, … içeriği vs.) karşısında; Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay irdelendiğinde; sanığın, katılana söylediği iddia ve kabul edilen “G.. kan alacağım.” şeklindeki sözün objektif olarak korkutucu nitelikte bulunması nedeniyle suçun oluşacağı gözetilmeden “Sözde gerçek değil, mecazi bir anlam yüklü olup, borcu kolay kolay ödemeyeceği, alacağını alma konusunda katılanı zorlayacağı anlamı taşımaktadır. Bu anlamda ise katılanın iç huzurunu bozacak bir içerik bulunmadığı.” şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.