Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28352 E. 2023/124 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28352
KARAR NO : 2023/124
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2014/268 Esas, 2016/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanığın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına,
2.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanığın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına,
Karar verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/361611 nolu Tebliğnamesi ile sanık hakkında
“Tehdit suçundan hüküm kurulması yerine 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesi uyarınca hüküm kurulması ve her iki suç yönünden basit yargılama usulünün uygulanması” nedenleriyle hükümlerin bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyiz isteği; katılanın beyanı dışında üzerine atılı suçları işlediğinde dair tanık vb.leri bir delilin bulunmadığı, bu nedenle hakkındaki hükümlerin sübut yönünden bozulması talebine, vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, gayri resmi olarak birlikte yaşadığı …’na ait icra ettiği iddia edilen eylemler nedeniyle yürütülen soruşturmaları avukat olarak takip eden katılanın görevini yapmasına engel olmak amacıyla katılanın iş yerine giderek “Açacaksın kapıyı, nasıl olsa sabaha kadar buradayım, çıkıncaya kadar bekleyeceğim.” dediği, bu olaydan önce ve sonra olmak üzere iki kez de katılanı cep telefonu ile arayarak sinkaflı sözlerle hakaret edip, “…’ye sen akıl veriyorsun, bu dosyaları bırakacaksın, yoksa seni öldürürüm.” diyerek tehdit ettiği, Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlıklı bölümde açıklandığı üzere sanığın tehdit eylemlerinin katılanın görevini yapmasını engellemek amacını taşıdığı ve 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen yargı görevini yapan kişilere karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, “Tehdit suçundan” hüküm kurulması ve bu nedenle “Basit yargılama usul” yönünden hükümlerin bozulmasına dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın Temyizi ve Sair Yönlerden
A. Sanığın kovuşturma aşamasında katılanı aramadığını savunması karşısında, taraflar arasındaki arama kayıtlarına ilişkin HTS kayıtları getirtilerek, sanık ile katılan arasında suç tarihinde telefon görüşmesi yapılıp yapmadığı tespit edilmeden,
B. 5271 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin dördüncü fıkrasında “Müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.” şeklindeki hüküm karşısında, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinin hükme esas alınamayacağı gözetilmeden eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyet hükümleri kurulması,
C. Kabule göre de;
1.Sanığın, katılana yönelik hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemlerini farklı zamanlarda birden fazla kez işlediği kabul edilmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
2.Sanığın adli sicil kaydındaki suçların 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci cümlesi ve 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddenin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit ve hakaret suçları olması, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ınci maddenin birinci fıkrası kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, sözü edilen suçlar yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında tekerrür ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2014/268 Esas, 2016/384 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.