YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28361
KARAR NO : 2023/535
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun ( 1412 sayılı Kanun ) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, tebligatın bilinen en son adrese yapılması gerektiği gözetilmeden, gerekçeli kararın tebliğinin sanığın talimat duruşmasında bildirdiği adresi yerine soruşturma aşamasındaki bilinen adresine yapılması nedeniyle usulsüz olduğu, bu nedenle sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizinin kabulü ile temyiz isteminin reddine dair verilen 04.05.2016 tarihli ek kararın kaldırılması suretiyle, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenlerinin; temyizinin süresinde olduğuna, ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçları işlemediğine, tanık …’nün konuşulanları duymasının mümkün olmadığına ve katılanla aynı okulda çalışan müdür yardımcısı olması nedeniyle tarafsız tanık olmadığına, verilen cezaların çok yüksek olduğuna, hakkında haksız tahrik hükümleri ile lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, belirttiği nedenler ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan …’ın … Yatılı Bölge İlköğretim Okulunun müdürü olduğu, sanığın da sözkonusu okulun temizlik ve yemek ihalesini alan firmanın sahibi olduğu, okulda yemek ve temizlik işleri konusunda görülen eksiklikler nedeniyle tutanak düzenlenmesi nedeniyle, sanığın katılanı arayarak “O…. çocukları nasıl öyle tutanak tutarlar, seni de yakacağız, sen öldün bittin, bu şartları yerine getirmeyeceğiz, a… koyduğumun çocuğu.” diyerek tehdit ve hakaret ettiği iddiasıyla açılan dava sonucunda sanığın tehdit ve hakaret suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden
Katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanlarının, sanığın katılanı aradığında katılanın odasında bulunan okulun müdür yardımcısı olan tanık … tarafından doğrulanması nedeniyle sanığın atılı suçu işlediğine dair, temizlik ve yemek işlerinde aksaklıklar olması nedeniyle okul idaresi tarafından tutanağın düzenlendiği bu nedenle haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediğı, sanığın adlî sicil kaydı incelenmek suretiyle sanığın sabıkalı kişiliği, pişmanlık duymaması ve mükerrir olması nedeniyle cezasında takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemesinin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.