Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28363 E. 2023/714 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28363
KARAR NO : 2023/714
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında katılana karşı tehdit suçundan neticeten hükmolunan 500,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktar itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında katılana karşı tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten verilen 500,00 TL adli para cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında katılana karşı hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten verilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı başka bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine Yerel Mahkemece dosya yeniden ele alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası gereği, sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanmasına ve sanığın mahkumiyeti ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin, üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlemediğini, iddiaya konu cep telefonu mesajını göndermesindeki sebebin katılanla aralarında kira ilişkisinden kaynaklanan alacağını istemek olduğunu, mesaj içeriğinde tehdit olmadığını mağduriyetinden kaynaklanan yalvarış, yakarış olduğunu beyanla, haksız şekilde hakkında verilen hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın avukat olduğu ve katılanın ailesine ait bir taşınmazın sanık tarafından haksız işgali nedeniyle… Kaymakamlığı’na yapmış olduğu müracaat sonucunda sanığın tahliyesine ilişkin kararın infazı nedeniyle sanığın husumetine maruz kaldığı, sanığın suç tarihinde müştekinin … numaralı telefonuna “Benden tokatladınız ofisinizde şahsınıza verdigim ve inkar ettiginiz 2500 tl yi yarın alayım lütfen sevgili avukat hanım kimsenin ayarıyla oynamayın. mutlaka tanıdıgınız polis polis şefleri vardır saygı duyarım bunada.hatta vali beye kadar tanıdıgınız olabilir bu sizin benden paramı alacanız ve inkar edeceniz anlamına gelmez benim paramı verin.ben sizle hiç bi konuda muattap olmakta sizi aramakta size mesaj çekmekte istemiyorum hatta adınızdan bile gıcık alıyorum hayatımdanda çıkmanızı arzu ediyorum.egolarınıza beni alet etmeden yaşamınızı tavsiye ederim.AV…. elimizin üstünde bi çıban var kaşıyıpta kansere çevirmeye gerek yok benim benden elden ofiste aldıgınız 2500 tl paramı verin.” şeklinde mesaj göndererek hakaret ve tehdit ettiği şeklinde iddia olunan olayda, sanık savunmasında mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etmiş, katılanın cep telefonunda yapılan rızai incelemede yukarıda belirtilen mesaj içeriğinin tespitine dair tutanağın dosya içerisine alındığı belirlenmiş, Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde, hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, katılana göndediği mesajda geçen “Benden tokatladığın 2500 TL yi yarın alayım avukat hanım kimsenin ayarlarıyla oynamayın, … adınızdan bile gıcık oluyorum…” şeylindeki kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçe ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a. Sanık hakkında seçimlik ceza öngören tehdit suçundan kurulan hükümde adli para cezası tercih edilmesine rağmen, yine seçimlik ceza içeren hakaret suçundan kurulan hükümde yeterli gerekçe gösterilmeden, genel ifadeler kullanılmak suretiyle hapis cezası tercih edilerek hükümler arasında çelişki oluşturulması,
b. Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan suçun, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu olduğu, hükümden sonra yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, anılan suça ilişkin mahkumiyet hükmü açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak, bahsedilen hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
c. 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Belirlendiğinden hüküm bu yönlerden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararırına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.