Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28483 E. 2023/704 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28483
KARAR NO : 2023/704
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi,62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 nci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi, dördüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53. ve 58 inci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenleri, katılandan yardım istediğini, katılanın yardımcı olmayarak valiliğe yönlendirdiğini, başkalarına yardım ederken gördüğünü, ancak kendisine yardım etmediğini verilen cezanın yersiz ve mesnetsiz olduğunu belirterek hükümlerin bozulmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık savunması, katılan beyanı, tanık ifadesi bir bütün halinde değerlendirildiğinde; katılanın … Mahallesi Muhtarı olarak görev yaptığı, sanığın mahalle sakini olduğu, sanığın katılandan iş yerine giderek Valilikten çimento istemesi için talepte bulunduğu, katılanın yardım etmemesi üzerine sanığın katılana yönelik olarak “şerefsiz, sen adam mısın a.. koyduğumun çocuğu, evini, arabanı yakıp seni bıçaklarım ” diyerek hakaret ve tehditte bulunduğu, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A- Sanığın Temyiz Nedenleri Yönünden;
Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, tanık beyanları, sanık kısmi ikrarına göre hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B- Sair Yönlerden Yapılan İncelemede;
Sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, niteliği belirtilmeyen iş yerinde gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinin uygulanması,
2-Sanık hakkında bir numaralı bozmaya uyularak aleniyetin gerçekleşmediğinin kabulü halinde, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.