YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28503
KARAR NO : 2023/705
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86. ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının a ve e bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52. maddesinin ikinci fıkrası ve dördüncü fıkrası uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunu’nun 123 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafisinin temyiz nedenlerinin, adli rapora konu olan izlerin sonradan oluşturulmuş olabileceğini, tanık beyanlarına gerekçesiz olarak itibar edilmediğini, silahla yaralamanın söz konusu olmadığını, raporu kabul etmediklerini, tayin olmak için olayın kurgulandığını, telefon aramalarını katılan istediği için yaptığını, arama niyetinin evlilikleri hakkında görüşmek olduğunu, suçun yasal unsurlarının oluşmadığını, arama kastının rahatsız etmek olmadığını belirterek hükümlerin bozulması, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tarafların olay tarihinde evli oldukları, 06/10/2014 tarihinde aralarında tartışma çıktığı, tartışma neticesinde sanığın katılana tokat attığı, tekmelediği, ele geçirilemeyen 5237 sayılı Kanun’un 6/1-f maddesi gereği silahtan sayılan fülüt ile katılanın yüzüne vurduğu; katılan sanık …’nın eşi …’yı elverişlilik açısından 5237 sayılı Kanun kapsamında silahtan sayılan fülütle … Devlet Hastanesi’nin 07/10/2014 tarihli adli raporunda da belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, yine katılanı telefonla arayarak huzur ve sükununu bozduğu, TİB kayıtlarından en az 20-30 defa aradığının anlaşıldığı; tartışma sırasında …’nın da …’yı 5237 sayılı Kanun 6/1-f maddesi gereği ele geçirilemeyen ve silahtan sayılı fülüt ile … Devlet Hastanesi’nin 08/10/2014 tarihli adli raporunda da belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılmış olup; sanığın üzerine atılı basit yaralama ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını işlediği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A- Sanığın Temyiz Nedenleri Yönünden;
Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, doktor raporu, iletişimin tespiti kararı, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/10/2014 tarihli koruma kararı içeriğine göre de sanığın katılan eşini silahla yaraladığı, aramaması yönündeki koruma kararınına rağmen katılanı ısrarla aradığı anlaşılmakla, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B- Sair Yönlerden Yapılan İncelemede;
Sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.