Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28512 E. 2022/5216 K. 17.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28512
KARAR NO : 2022/5216
KARAR TARİHİ : 17.02.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık … Süreyya Kıvanç hakkında hakaret suçundan kurulan kesin nitelikteki hükme yönelik temyiz isteminin reddedildiği ve ek karara karşı temyiz başvurusunda bulunulmadığı belirlenerek dosya görüşüldü:
A-Kasten yaralama eyleminden kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olması nedeniyle, temyiz isteminin reddine ilişkin karar yasaya uygun bulunduğundan, bu karara karşı sanık … müdafisi tarafından yapılan temyiz isteminin, tebliğnameye uygun olarak, 1412 sayılı CMUK’nın 315/2. maddesi gereğince REDDİNE, Yerel Mahkeme’nin 07/06/2016 tarihli ret kararının ONANMASINA,
B-Sanıklar … ve … hakkında hakaret, sanık … hakkında kasten yaralama, sanık … Süreyya Kıvanç hakkında tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Sanıklar … ve …’nın eylemlerine ve yükletilen hakaret, kasten yaralama suçlarına yönelik, katılan … Süreyya Kıvanç vekili ile sanıklar … ve … müdafisinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık … Süreyya Kıvanç hakkındaki hükümlerin temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanığın, katılan …’a yönelik aynı gün farklı zamanlarda gerçekleştirdiği suça konu eylemlerinin, TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun “ısrar” öğesini oluşturması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, aynı Kanun’un 43/1. maddesinin tatbik edilmesi,
b-6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden ise; uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekili ile sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.