Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28578 E. 2023/710 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28578
KARAR NO : 2023/710
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Tebliğnamede tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi, tanıkların mağdurun babası ve kardeşleri olması nedeniyle sanık hakkında üzerine atılı suç nedeniyle beraat kararı verildiği, ancak dosya arasında bulunan tüm beyanlar, mağdurun beyanı ve mağdurun olayı anlatan beyanını destekleyen tanıklar … ve …’ın beyanları göz önünde bulundurulduğunda olay tarihinde sanığın müştekiyi ölümle tehdit ettiğinin anlaşıldığı, bu nedenle sanık hakkında cezalandırılması yönünde karar verilmesi gerekirken beraat kararı verildiği, her ne kadar tanıkların yanlı olduklarından ve beyanlarının atfı cürüm niteliğinde olduğu belirtilmiş ise de, tanık anlatımlarının müşteki anlatımlarını desteklediği, bu nedenle beyanların yanlı olduğundan bahisle beraat kararı verilemeyeceği, usul ve esas yönünden Kanuna aykırı bulunduğundan kararın bozulması, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tarafların evli oldukları, sanığın uyuşturucu madde kullanması nedeniyle mağdurla aralarında geçimsizlik bulunduğu, olay tarihinde sanığın, mağdurun babasının evine gelerek mağduru tehdit ettiği, iddia olunan olayda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine ilişkin, olayın tarafı ve sanığın hasmı durumundaki mağdur ile aynı durumdaki mağdurun babası ve kardeşleri olan tanıkların atfı cürüm niteliğinde ve yanlı olup, başkaca somut, kesin ve yansız delille de desteklenmediğinden itibar görmeyen beyanları dışında, sanığın aşamalarda istikrarlı, inkara yönelik, mümkün, makul ve mantıklı savunmalarının aksine, mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, tam ve kesin bir vicdani kanı hasıl olmadığından yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Gösterilen gerekçe çerçevesinde Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, tanık beyanlarının çelişkili olması,gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilerek, mevcut delillerin tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği ve gerekçelendirildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2-Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.