YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28579
KARAR NO : 2023/168
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Tebliğname’de tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın kurulan hüküme yönelik temyiz istemi, telefon kayıtları ile sabit olduğu üzere sanığın tehdit ettiği beraat kararının usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiği vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın, sanığın yetkilisi olduğu iş yerinde mobilya yaptırdığı ve yaptırmış olduğu mobilyaların arızalanması nedeniyle sıkıntılar yaşadığı, olay tarihinde sanığın, iş yerini telefonla arayan katılanı mobilyalar konusunda kendilerini şikayet edeceğini bildirmesi üzerine sanığın “Sen kimsin la, şerefsizlik yapma gelirsem sıkarım senin bacaklarına, adresimi biliyorsun erkeksen gel görüşelim.” diyerek tehdit ettiği ve dosyaya sunulan telefon kayıtlarıyla konuşmaların delillendirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Gösterilen gerekçe çerçevesinde Tebliğname’deki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Bu açıklamalar doğrultusunda, sanığın katılanı tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında, öfkenin suç kastını kaldırmayacağı, tehdit suçunda tasarlama öğesinin bulunmadığı, söylenen sözlerin objektif olarak elverişli ve yeterli olması nedeniyle olayda tehdit suçunun oluştuğu gözetilmeden, telefonda yapılan tartışma sırasında söylenen sözlerin hakaret amaçlı söylendiği, tehdit suçunun karşı tarafı korkutucu özelliğinin mevcut olmadığı şeklinde kanuni olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.