YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29034
KARAR NO : 2023/476
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, neticeten hükmolunan 1.500 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında;
A. Mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu, 62 nci ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
B. Mağdurlar … ve …’e karşı tehdit suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü, 29 uncu, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 3.360,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükmü temyiz eden sanığın temyiz isteğinin; temyiz sebebi içermeyen süre tutum dilekçesiyle beraat kararlarının bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdur …’nun sanığın eşi, mağdur …’ün de, sanığın eşinin erkek kardeşi olduğu; olay tarihlerinde sanık ve eşi olan mağdurun ailevi sebeplerden dolayı tartışarak kavga ettiği, suç tarihi olan 22.10.2014 tarihinde, sanığın eşi olan mağdure evdeyken basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek surette yaraladığı; sanığın, eşi olan mağdurun evi terk etmesine de kızarak, annesi üzerine kayıtlı … numaralı telefon hattından, eşi olan mağdure ve mağdur …’e değişik tarihlerde birçok kez, vücut bütünlüğüne zarar vereceği yönündeki sözlerle tehdit ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Mağdur …’e Karşı Kasten Yaralama Suçundan
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Mağdurlar … ve …’e Karşı Tehdit Suçundan
1. Sanığın, mağdur …’e karşı kasten yaralama suçunu farklı zamanlarda gerçekleştirmesi ve mağdur …’e yönelik de yalnızca tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen (5237 sayılı Kanun) 106/1-1 inci maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2. Uzlaşmanın sağlanamaması durumunda ise;
a) Sanığın tehdit eylemlerini aynı kasıt ve olay bütünlüğü içinde kısa zaman aralığında birden fazla kez, birden fazla mağdura yönelik olarak gerçekleştirmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43/2 ve 43/1 inci maddeleri gereğince ayrı ayrı arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Mağdur …’e Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün ilk paragrafında açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Mağdurlar … Ve …’e Karşı Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün ikinci paragrafında açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.