Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/29047 E. 2023/15623 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29047
KARAR NO : 2023/15623
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında şikayetçi …’e yönelik kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası, aynı şikâyetçiye yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası, yine aynı şikâyetçiye yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis, mağdurlar …, … ve …’na yönelik hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tüm hükümler yönünden 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, kasten yaralama suçu yönünden sanığın eyleminin meşru savunma sınırları kapsamında kalması nedeniyle sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, şikayetçinin bıçakla saldırması üzerine sanığın kendisine yönelen haksız saldırıyı defetmek amacıyla hareket ettiğine, hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi uyarınca ceza verilmesinden vazgeçilmesi mümkün iken mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı tehdit suçunu işlediğine dair inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığına, kaldı ki sanık tarafından tehdit sözlerinin söylendiği kabul edilse dahi, bu sözlerin kavga esnasında kızgınlıkla söylenen sözler olarak nitelendirileceğinden, tehdit suçunun oluşmayacağına ve sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın, şikâyetçi …’in ikametine gidip para istediği, para vermemesi üzerine sinkaflı küfürler ederek ”seni öldüreceğim, yaşatmayacağım” diyerek tehditte bulunduğu, şikâyetçinin kapıyı kapatacağı sırada, sanığın şikâyetçiyi dışarı çekmeye çalıştığı ve yumruk atarak basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, olay yerine kavgayı ayırmaya gelen mağdur polis memurlarına da sinkaflı küfürler ettiği, polis merkezine götürülen sanığın burada da polis memurlarına küfür etmeye devam ettiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın olay tarihinde şikâyetçi …’in evine gidip ondan para istediği, para vermemesi üzerine şikâyetçiye yönelik, tehdit ve kasten yaralama eylemlerini gerçekleştirdiği iddia edilen olayda; sanığın anılan şikâyetçiye yönelik bu eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlenen yağma suçunu oluşturabileceğinden, davaya bakma ve delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeksizin hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.