YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29195
KARAR NO : 2023/616
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/1755 Esas, 2016/805 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
A. Katılana yönelik tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Katılana karşı hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca neticeten 4700 adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Hakaret Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmünü Temyizinde
Verilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğu, görevli hemşirenin aşı yapmaması nedeniyle aralarında tartışma çıktığı ama hakaret ve tehdit eyleminde bulunmadığı, aynı kurumda çalışan tanıkların da kendisini doğruladığı, katılanın yakın arkadaşına itibar edilerek hatalı takdir ile mahkumiyet kararı verildiği, asıl mağdurun aşı yapılmaması nedeniyle kendisinin olduğu, bu sebeplere hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
B. Katılan Vekilinin Tehdit Suçundan Verilen Beraat Hükmünü Temyizinde
Katılanın mesleki itibari ve son yıllarda yaşanan sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet olayları bir bütün olarak düşünüldüğünde sanığın eyleminin tehdit suçunu oluşturduğu, dinlenen tanık ifadesi ve sanığın ikrarı da dikkate alındığında yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ve re’sen tespit edilecek sebeplere hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın eşine enjeksiyon yaptırmak için eşi ile birlikte aile sağlık merkezine geldiği, aile sağlık merkezinde hemşire olarak görev yapan katılanın sanığa, sağlıkçılara yapılan şiddet eyleminden dolayı iş bıraktıklarını ve özel bir polikliniğe gitmelerini söylediği, bunun üzerine sanığın “Bu sağlık ocağını senin başına yıkarım, seni o…u, seni şıllık, kaşarlanmışsınız, seni fahişe, başbakan mısın ulan sen, geberteceğim, sizi boşuna öldürmüyorlar.” demek suretiyle hakaret ve tehdit ettiği, ancak Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, bunun yanı sıra sanığın haksız tahrik altında üzerine atılı hakaret suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Hakaret Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmünü Temyizinde
Tanık …’nin, hakaret suçu yönünden katılanın aşamalarda değişmeyen anlatımlarını doğrulması, olay sırasında sanığı görmediğini belirtmiş ise de, hakaret sözlerini duyduğu şeklindeki beyanı, olay tutanağı ve suç tarihinde aile sağlığı merkezinde başkaca hakaret olayı meydana geldiğine ilişkin bir delilin bulunmaması karşısında sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği sabit görülmekle, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Katılan Vekilinin Tehdit Suçundan Verilen Beraat Hükmünü Temyizinde
Katılan ile aynı aile sağlığı merkezinde çalışan tanıkların sanığın tehdit eylemini doğrulamadığı, sanığın dosya kapsamında ikrarının da bulunmadığının anlaşılması karşısında Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanığın Hakaret Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmünü Temyizinde
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Katılan Vekilinin Tehdit Suçundan Verilen Beraat Hükmünü Temyizinde
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25/01/2023 tarihinde karar verildi.