Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/29305 E. 2023/977 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29305
KARAR NO : 2023/977
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında,
1. Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 inci maddesi uyarınca da hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca da hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

3. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca da hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
4. Tebliğname’de hükümlerin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, karar duruşmasından önce dinlenen tanık …’nın aşamalarda beyanlarının farklı olduğu, olay günü katılanın küfür ettiği ancak kendisinin tahrike kapılmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, iftira sonucu haksız verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın aleyhine açılmış olan bir çok davada avukat olan katılanın karşı taraf vekili olarak görev yaptığı, sanığın bu nedenle katılana husumet beslediği, olay günü katılanın adliye içindeki koridorda bulunan tuvaletlerin girişinde sanık ile karşılaştığı, katılanın yürüttüğü avukatlık görevinden kaynaklanan sebeplerle katılana “Seni yaşatmayacağım, ananı avradını si*erim.” şeklinde tehdit ve hakarette bulunduğu, kravatından tutarak ittirmek ve tartaklamak suretiyle katılanı darp ettiği, katılanın beyanı, tanıkların anlatımları, adli tıp raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alınarak Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın hakaret eylemini aleni olarak işlemesi nedeniyle tebliğnamedeki kurulan hükümler yönünden basit yargılama usulünün uygulanmasına ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, tanık …’nın aşamalardaki beyanları arasında çelişki bulunmadığından Yerel Mahkemenin kararında bu hususa yönelik hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Adil Yargılanma Hakkı ve Savunma Hakkı İhlaline Yönelik Temyizde
Temyiz sebebi olarak ileri sürülen adil yargılanma hakkı ile savunma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız tahrik yönünden temyizde
Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen kasten yaralama, tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki ilamın, verildiği tarih itibari ile kesin nitelikte adli para cezası olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve başkaca tekerrüre esas sabıkası da bulunmadığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) fıkrasında açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği “hüküm fıkralarından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkarılması” suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.