YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29357
KARAR NO : 2023/294
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
B.Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı Kanun’un 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin atılı suçları işlemediğine, beraat etmesi gerektiğine, katılan beyanına dayalı olarak ceza verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat etmesi gerektiğine, eylemlerine karşılık verilen cezanın orantılı olmadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, vesaireye, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde … Meslek Yüksek Okulu’nda öğrenci olduğu, kendisi gibi öğrenci olan ve Kredi Yurtlar Kurumu yurdunda kalan kız arkadaşının yurdun en son giriş saatinden sonra dışarıda olmasına kızması sebebiyle yurdun güvenlik görevlisi katılanı arayarak “…’yi neden gece yurttan gönderiyorsun, senin boynunu kopartacağım, seni attıracağım, seni si…f edeceğim, sen görürsün.” dediği, daha sonra yurda giderek kız öğrencilerin kaldığı taraftaki güvenlik kulübesinde bulunan katılana parmak sallayarak “Seni si…f edeceğim, aç kapıyı, bütün güvenlik görevlilerini işten attıracağım, hepinizi si…f edeceğim, siz görürsünüz.” şeklindeki sözlerle hakaret ve tehditte bulunduğu iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Suç işlemediğine, katılanın beyanı dışında cezalandırılması için delil olmamasına rağmen (tanık beyanı) hakkında beraat kararları verilmesi gerekirken mahkumiyet kararları verilmesinin hukuka uygun olmadığına yönelik temyiz isteminde
Sanığın suçlamaları kabul etmesi, mağdur ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı karşısında sanığın üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarının sübuta erdiğinin kabulüyle mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
2.Lehe hükümlerden olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına yönelik temyiz istemi
“Sanığın suçtan sonra ve yargılama sırasında sergilediği tutum ve davranışlarına göre pişmanlık duymadığının anlaşılması, mahkememizde kasıtlı suçtan hakkında devam eden derdest davanın olması, kendi beyanlarından anlaşılan suça eğilimli kişiliği, yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememiz nezdinde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” dair mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz talepleri yerinde görülmemiştir.
B.Sanığın Eylemlerine Karşılık Verilen Cezaların Orantılı Olmadığına Yönelik Temyiz İstemi ve Sair Yönlerden Yapılan İstemi Bakımından
1.Sanığın katılana yönelik söylediği iddia ve kabul olunan sözlerin kül halinde 5237 Sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca hakaret suçundan da hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
2.Yukarıda açıklanan bozma sebebinin sonucuna göre;
a)Özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için 5188 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmak ve 11 inci maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni almak zorunlu olup, aynı Kanun’un 23 üncü maddesine göre özel güvenlik görevlisi olan mağdurun kendisine karşı işlenen suçlar nedeniyle kamu görevlisi sayılabilmesi için yukarıda açıklanan koşulları taşıması gerektiği anlaşıldığından, mağdurun bu koşulları taşıyıp taşımadığı araştırılmadan ve ayrıca hakaret suçunun 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen şekilde alenen işlenip işlenmediği de tartışılmadan eksik incelemeyle hakaret suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
c)Uzlaşmanın sağlanamaması ve hakaret eyleminin alenen işlenmediğinin kabulü halinde ise; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.