YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29369
KARAR NO : 2023/15408
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama,tehdit, hakaret
Sanık hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 1.500 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında katılan …’a yönelik hakaret, kasten yaralama, tehdit suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve Ceza Genel Kurulunun 12/03/2013 gün ve 1515–202 ile 21/12/2010 gün ve 230–264 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümler ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, Yerel mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun TCK 86/2, 86/3-c, 35, 62/1 ve 52/2 maddeleri gereğince doğrudan verilen 740 Türk lirası adli para cezası, karar tarihi de göz önünde bulundurulduğunda, 1412 sayılı CMUK’nın, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 305. maddesi gereğince kesin nitelikte bulunmaktadır. Ancak Yerel Mahkemece kasten yaralama eyleminin, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olduğu gözetilmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülmüştür. Bu nedenle kesin nitelikteki yaralama suçuna ilişkin hükmün temyiz incelemesine tabi olduğu kabul edildikten sonra yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 1.500 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 üncü maddesi uyarınca 7.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci, 52 inci maddesi uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının c bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesi uyarınca 740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehine hükmün bozulması vesaire talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın kavgaya karışması üzerine yaralandığı ve tedavi için … Devlet Hastanesine geldiği, katılan polis memuru … ve ekibinin de hastane önüne geldiği, katılanın ekip otosunda durduğunu gören sanığın katılana vurmaya çalıştığı ancak vuramadığı yine katılana “şerefsiz, i.., a.koyduğum, seni öldüreceğin, neden gaz sıktın sen bana, gaz sıkmasan ben yaralanmayacaktım, şerefsiz” gibi sözler söylediği böylece atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Sanık hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden,
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık hakkında katılan …’a yönelik hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden ,
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, katılanın ve tanık … Ve …’nin anlatımları tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemesinin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanık hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden,
Sanığın katılan polis memuruna hitaben söylediği tehdit sözleri ile kasten yaralamaya teşebbüs niteliğindeki eylemlerinin katılanın devam eden görevini yapmasını engellemek amacını taşıdığı ve bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun’un 265/1. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek tehdit ve yaralama suçlarından hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanunun 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık hakkında katılan …’a yönelik hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.