YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29492
KARAR NO : 2023/458
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/96 Esas, 2016/308 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, hakaret suçundan ise aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; müvekkiline karşı gerçekleştirilen tehdit eyleminin basit tehdit niteliğinde olmadığına, bu nedenle şikayete tabi bulunmadığına, müvekkili ile sanık arasında husumet bulunmadığına, yerel mahkemece gerekçeli kararda katılan tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen haksız eylemlerin neler olduğundan bahsedilmediğine, sadece soyut ifadeler ile müvekkilinin haksız eylemlerde bulunduğunun iddia edildiği ancak müvekkili tarafından kesinlikle sanığa karşı haksız eylemlerde bulunulmadığına, bu konuda dosyada delil bulunmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay tarihinde … No’lu Aile Sağlığı Merkezi’nde ebe olarak, katılanın ise aynı yerde aile hekimi olarak görev yaptığı, aralarında anlaşmazlık bulunduğu, bu anlaşmazlıklara istinaden taraflar arasında … Asliye Ceza Mahkemesi ve … Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davalarının olduğu, katılan doktorun sağlık merkezinde yaşadığı olaylara ilişkin olarak tutanak tuttuğu ve bu tutanakları görevli personele veya merkezde bulunan hasta ya da yakınlarına imzalattığı ve bu tutanakları delil olarak göstermek sureti ile vekili vasıtasıyla 27.02.2014 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi verdiği, şikayet dilekçesi ile yapılan soruşturma sonucunda sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından dava açıldığı, Yerel Mahkemece sanığın tehdit sözlerini söylediğine dair katılanın soyut iddiası dışında delil elde edilemediği, hakaret suçu yönünden ise her ne kadar sanığın katılana hakaret ettiği tutanaklar ve tanık beyanları ile sabit ise de, tüm dosya kapsamı, tanık beyanları, tarafların beyanları ve … ve … Asliye Ceza Mahkemesinde hükme bağlanan davalar birlikte değerlendirildiğinde, katılan doktorun da sanığa karşı haksız hareketlerinin bulunduğu, sanığın da haksız fiile tepki olarak üzerine atılı hakaret suçunu işlediği kabul edilmiş, TCK’nın 129/1 ve CMK 223/4 maddesi gereğince sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/96 Esas, 2016/308 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.