YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29638
KARAR NO : 2023/497
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz süresinin son gününün adli tatile denk gelmesi nedeniyle, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
C. T ebliğnamede O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddi yönünden görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Üzerine atılı suçların kısmen doğru olduğu ve eşi olan mağdurun psikolojik sorunlarının bulunduğu vesaire;
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın elindeki mutfak bıçağı ile mağdurun üzerine doğru giderek “Seni öldüreceğim.” demesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturmasına rağmen aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu vesaire; ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, eşi olan mağdura hitaben “Sen birini aramışsın, o adamı buraya getirip seninle yüzleştireceğim ve seni öldüreceğim.” diyerek evden çıkıp gittiği, akabinde tekrar eve gelip mutfaktan aldığı bıçak ile mağdurun üzerine yürüyerek “Seni öldüreceğim.” demek suretiyle tehdit edip baldırına bıçakla vurduğu ve ayrıca yüzüne ve başına da elleriyle vurmak suretiyle adli muayene raporunda belirtilen şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, sanığın savunması, mağdurun beyanı, adli muayene raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. O yer Cumhuriyet savcısına kararın 21.06.2016 tarihinde tefhim edildiği, temyiz süresinin son gününün adli tatile denk geldiği ve 1412 sayılı Kanun’un 331 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince adli tatile rastlayan sürelerin işlemeyeceği ve tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılacağı gözönüne alınarak, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi süresinde kabul edilmiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın, eşi olan mağdura hitaben “Sen birini aramışsın, o adamı buraya getirip seninle yüzleştireceğim ve seni öldüreceğim.” diyerek tehdit edip evden çıkıp gittiği, bir süre sonra tekrar eve gelip mutfaktan aldığı bıçak ile mağdurun üzerine yürüyerek “Seni öldüreceğim.” demek suretiyle tehdit edip baldırına bıçakla vurduğu ve ayrıca yüzüne ve başına da elleriyle vurmak suretiyle yaraladığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda; sanığın evden çıkmadan önce gerçekleştirdiği ilk tehdit eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu, evden çıkıp bir süre sonra tekrar eve gelerek eline bıçak alıp mağdurun üzerine yürüyerek “Seni öldüreceğim.” demek suretiyle tehdit edip baldırına bıçakla vurup yaralaması eyleminde ise tehdit içeren sözlerin yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olduğu ve eylemlerinin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, Mahkeme’nin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Belirlenerek yapılan incelemede, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
C. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın savunması, mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanı, adli muayene raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanığın üzerine atılı tehdit ve kasten yaralama suçlarının sabit olduğu anlaşılmakla; hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
C. Sair Yönlerden
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu, anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.