Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/29703 E. 2023/498 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29703
KARAR NO : 2023/498
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, suça konu mesajların içeriği ve eylemin gelişimi bakımından sanık tarafından gönderildiğine dair kanaat verdiği, gerçeği arayan ceza muhakemesinde telefon hattının kimin adına kayıtlı olduğunun değil fiilen olay sırasında kim tarafından kullanıldığının önem arzettiği gözetilerek telefon hattı adına kayıtlı olan …’nin tanık sıfatı ile dinlenilerek sanığı tanıyıp tanımadığı, olay sırasında telefon hattının sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığının da sorulması gerektiği halde eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin yerinde olmadığı vesaire; ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tarafların karı koca oldukları, olay günü aralarında ailevi nedenlerden dolayı tartışma çıktığı ve sanığın, katılanın telefonuna tehdit ve hakaret içerikli mesajlar gönderdiği iddia edilmiş, Yerel mahkemece, ”Söz konusu telefon hattının … ismine kayıtlı olduğu, abone başlangıç tarihinin 28.05.2012 olduğu ve halen bu kişi üzerine kayıtlı olduğu anlaşılmış ve sanık tüm süreçlerde mesajların kendisi tarafından atılmadığını savunmuş olmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı her türlü şüphe ve tereddütten uzak somut delil elde edilemediği ve bu yönde tam bir vicdani kanı oluşmadığından müsnet suçlardan sanığın beraatine karar vermek gerektiği.” kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Taraflar arasında olay günü tartışma yaşanması, suça konu mesajların içeriği ve olayın gelişimi dikkate alındığında, mesajların gönderildiği hat sahibi tanık sıfatıyla dinlenip sanığı tanıyıp tanımadığı ve olay günü sanık tarafından bu hattın kullanıp kullanmadığı hususunda ayrıntılı beyanının alınması ve yerel Mahkemece gerçek failin tespiti ve gereğinin takidiri için suç duyurusunda bulunulması karşısında; dava açılıp açılmadığı araştırılıp açılması halinde davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.