Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/29756 E. 2023/226 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29756
KARAR NO : 2023/226
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama

Mağdur …’ın 21.06.2016 tarihli duruşmada, sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, mağdurun sağlıklı bir şekilde beyanda bulunmadığı, tanıkların olayı görmediği ve kararın usul ve Yasaya aykırı olduğu vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Tehdit Suçu Yönünden
Sanığın eşi olan mağduru “Dilini kopartırım.” diyerek tehdit ettiği, mağdurun aşamalarda istikrarlı beyanda bulunması ve tanık …’nun da olayı doğrulaması dikkate alınarak Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
B. Kasten Yaralama Suçu Yönünden
Sanığın eşi olan mağduru adli muayene raporunda belirtildiği şeklide basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, mağdurun aşamalarda istikrarlı beyanda bulunması, tanıkların beyanları ve sanığın da savunması dikkate alınarak Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Mağdur …’ın Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdur …’ın 21.06.2016 tarihli duruşmada, sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılan sıfatının olmadığı ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Tehdit Suçu Yönünden
Sanığın aşamalardaki savunmaları, mağdurun şikayetten vazgeçmesine rağmen istikrarlı beyanda bulunması, tanıkların aşamalarda olayı doğrulamaları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanık hakkında üzerine atılı tehdit suçlarından mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
2.Kasten Yaralama Suçu Yönünden
Sanığın aşamalardaki savunmaları, mağdurun şikayetten vazgeçmesine rağmen istikrarlı beyanda bulunması, tanıkların aşamalarda olayı doğrulamaları, adli muayene raporunun da mağdur ve tanıkların beyanlarını desteklemesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanık hakkında üzerine atılı kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
C. Sair Yönlerden
1. Sanığın, aynı olay bütünlüğü içerisinde mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı ve vücut dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ettiği anlaşılmakla; tehdit içeren sözlerin yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olduğu ve eylemin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca tehdit suçundan da mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunduğu,
2.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu, anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Mağdur …’ın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik mağdur …’ın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2023 tarihinde karar verildi.