Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/29788 E. 2023/229 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29788
KARAR NO : 2023/229
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme, kararı verilmiştir.
C. Tebliğnamede hakaret suçundan verilen düşme kararının bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi
Sanığın savunması alınmadan resen hüküm kurulduğu ve bu nedenle kararın usul ve Yasaya aykırı olduğu vesaire;
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi
Sanığın savunması alınmadan ve sanığa mağdurun şikayetten vazgeçmesini kabul edip etmediği sorulmadan resen hüküm kurulduğu ve bu nedenle kararın usul ve Yasaya aykırı olduğu vesaire; ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Tehdit Suçu Yönünden
Sanığın, mağdurun telefonunu arayarak öldürmekle tehdit ettiği iddia edilmiş, Yerel Mahkemece sanığın müsnet suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin kanı uyandırabilecek, mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediği ve “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesi de gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiği kabul olunmuştur.
B. Hakaret suçu yönünden
Sanığın, mağdurun telefonunu arayarak sinkaflı sözlerle hakaret ettiği iddia edilmiş, Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı suçun şikayete tabi olduğu ve mağdurun da şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. (B) bendinde açıklanan gerekçeler çerçevesinde Tebliğnamedeki hakaret suçuna yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Hakaret Suçuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında verilen kamu davasının düşmesine dair gerekçeli kararın sanığa yöntemince tebliğ edildiği, sanığın bu hususu temyiz etmemesi nedeniyle şikâyetten vazgeçmeyi zımni olarak kabul ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca sanık yararına olan hukuk kurallarına aykırılığın hükmün sanık aleyhine bozdurulması için Cumhuriyet savcısına birhak vermeyeceği anlaşılmakla, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Tehdit Suçuna Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.03.2014 tarihli 2013/12-74-2014/140 Esas ve Karar sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılamasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun’un 193/2 nci maddesine yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, sair yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.