YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29809
KARAR NO : 2023/61
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’unun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1 son cümle ve 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
B. Tebliğnamede tehdit suçundan verilen düşme kararının bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın mağdura iletilmek kastıyla söylediği iddia edilen sözlerin 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu, şikayete tabi olmadığı, bu haliyle sanığın eyleminin sabit olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılması gerektiği ve kurulan hükmün usul ve Yasaya aykırı olduğu vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, kayınvalidesi olan tanık …’yı arayarak mağdura iletilmesi kastıyla “… çalışmasın, giyimine dikkat etsin, makyaj yapmasın, aksi taktirde sen kızına sahip çıkmaz yanınıza almazsanız hepsini yakarım, öldürürüm, 10 sene de ceza verseler yine de yaparım bu işi.” şeklinde sözler söyleyerek tehdit eyleminde bulunduğu iddia edilmiş, Yerel Mahkemece tanığın kovuşturma aşamasında sanığın öldürüm demediğini yakarım dediğini beyan ettiği, sanığın ”Yakarım mı” yoksa ”Yakarım öldürüm” mü dediği konusunda kuşku olduğu, Yargıtay 4.CD’nin 2013/31843 Esas 2015/40602 Karar sayılı ilâmı nazara alındığında yakarım sözcüğünün TCK 106/1-2. maddesi kapsamında kaldığı şeklindeki gerekçeyle mağdurun şikâyetten vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. (B) ve (C) bendinde açıklanan gerekçeler çerçevesinde Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde, tanık …’nın soruşturma aşamasında sanığın mağdura yönelik ”yakarım, öldürürüm” şeklinde sözler söylediğini beyan etmesine karşın kovuşturma aşamasında yalnızca ”yakarım” dediğini beyan ettiği, çelişkinin giderilmesi için tanığa sorulduğunda kovuşturma aşamasındaki beyanının doğru olduğunu ve öldürürüm demediğini yakarım dediğini beyan ettiği, tanığın kovuşturma aşamasında sanığın mağdura yönelik söylediğini beyan ettiği tüm sözler bütün olarak değerlendirildiğinde ”yakarım” kelimesinin 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde düzenlenen sair kötülük edeceğinden bahisle tehdit niteliğinde kaldığı ve takibinin şikayete tabi olduğu anlaşılmış ve Yerel Mahkemenin mağdurun şikâyetten vazgeçmesi nedeniyle verdiği düşme kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.