YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29846
KARAR NO : 2023/644
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama,tehdit
Sanık hakkında mağdurlara karşı kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 3.000,00 TL adlî para cezalarına ilişkin mahkûmiyet kararlarının tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmıştır.
Sanık hakkında mağdur …’na yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Sulh Ceza Mahkemesinin 20.12.2012 tarih 2011/390 Esas, 2012/1698 sayılı Kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca iki kez neticeten 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve karar 13.03.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2. … Sulh Ceza Mahkemesinin 20.12.2012 tarih 2011/390 Esas, 2012/1698 sayılı Kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve karar 13.03.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
3. İncelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın denetim süresi içinde 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu işlemesi nedeniyle hüküm açıklanarak, sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının a bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca iki kez neticeten 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. İncelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın denetim süresi içinde 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu işlemesi nedeniyle hüküm açıklanarak, sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, kararı temyiz ettiğine vesaire ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanıkla mağdurlar arasında çıkan tartışmada dosyada mevcut adli tıp şubesinin mağdurlara ait raporlar ve tüm dosya kapsamından suç tarihinde sanığın aile içi bir tartışmadan dolayı her ikisini de yaraladığı ve eşine “Seni öldürürüm, katliam yaparım.” diyerek tehdit ettiği mağdur beyanları, sanık ikrarı, tüm dosya kapsamı ve adli tıp raporları karşısında sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 231/11 inci maddesi kapsamında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık hakkında hükmün açıklanabilmesi için öncelikle, usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunması gerekliliği karşısında, Yerel Mahkemenin 20.12.2012 tarih, 2011/390 esas, 2012/1698 sayılı kararıyla sanık hakkında tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ancak sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, sanığın eşine tebliğ edildiği ancak sanığın eşinin dosyada mağdur sıfatını haiz bulunduğu ve aralarında menfaat çatışması olduğu, bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın yöntemince kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece sanık hakkında verilen 03/05/2016 tarih 2015/392 Esas, 2016/277 sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın 13/09/2012 tarihli sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sorgu tarihine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, … Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanunun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak katılan sanık kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.