YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30032
KARAR NO : 2023/395
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanun’u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca; tehdit suçundan 500,00 TL, hakaret suçundan ise 7.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın hükümlere yönelik temyiz istemi, kararın usul ve esas açısından hukuka aykırı olduğu, atılı suçları işlemediği, suçların maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediği, yetersiz deliller uyarınca karar verildiği, kamera kayıtlarının sessiz olduğu, hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği ile resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Zabıta memuru olan katılanın yanındaki görevli zabıta memuru ile çığırtkanlık yapıldığı ihbarı nedeniyle sanığın abisinin işlettiği iş yerine gittikleri, katılanın işletme sahibi ile görüşmesi sırasında işletme sahibinin kardeşi ve çalışanı olan sanığın, katılanın omuzuna vurarak katılana yönelik söylediği “Üniformaya güvenme, ne yaptığını sanıyorsun, bu yüzden bana ceza yazacak olursan seninle de görüşürüz, bana ceza yazacak devletin a…. k…rım.” biçimindeki sözlerinden dolayı hakaret ve sair tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla açılan davada, mahkemece eylemlerin sabit olduğu kabul edilerek sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönününden Yapılan İncelemede
Katılan ile zabıta görevlisi olan tanık …’ın, sanığın iddia edilen eylemleri gerçekleştirdiği yönündeki tutarlı anlatımları, sanığın, katılanın omzuna vurduğunu ve ona el kol hareketleri yaparak konuştuğunu gösterir kamera kaydı ile hakkındaki karar kesinleşen dosyanın diğer sanığı olan …’un ifadesinde, katılandan kaynaklı haksız tahrik oluşturabilecek bir söz veya davranıştan söz edilmemiş olması karşısında sanığın, iddianameye konu eylemleri gerçekleştirdiği ve sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair yönlerden yapılan temyiz incelemesinde
1. Sanığın, çalıştığı iş yerine ihbar üzerine gelen katılanın, işletme sahibi olan abisi … ile görüşmesi sırasında katılanın omuzuna vurarak, katılana yönelik söylediği “Üniformaya güvenme, ne yaptığını sanıyorsun, bu yüzden bana ceza yazacak olursan seninle de görüşürüz, bana ceza yazacak devletin a… k….rım.” biçimindeki tehdit içerikli sözlerinden ibaret eyleminin bir bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, tehdit ve hakaret suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması,
2. Kabule göre de
Adli sicil kaydında tekerrüre esas hapis cezası bulunan sanık hakkında seçimlik ceza içeren hakaret ve sair tehdit suçlarında temel ceza olarak hapis cezasına hükmolunduktan sonra bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı davranılması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığn temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.