Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/30452 E. 2023/13398 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30452
KARAR NO : 2023/13398
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Muhafaza görevini kötüye kullanma, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen hükmün, ikamet ettiği sitenin özel güvenlik görevlisine tebliğ edildiği ancak tebligat evrakında muhatabın adreste bulunmama sebebinin tespit edilmemesi ve tebligatı teslim alan şahsın sanıkla aynı konutta birlikte oturan kişilerden olmaması karşısında yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1.Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; katılana hakaret etmediğine, bu konuda haciz tutanağında hakaret ettiğine ilişkin herhangi bir kaydın söz konusu olmadığına, babasının katılan hakkında görevi kötüye kullanmaktan şikayetçi olduğuna, bu şikayetten 3-4 ay sonra katılanın kendisinden şikayetçi olduğuna, tanık … Avukat yanında yardımcı eleman olarak çalıştığından beyanlarının objektif ve tarafsız nitelikte bulunmadığına, yed-i emin olarak teslim edilen koltukların haczi kabil olmayan mallardan bulunduğuna , bu nedenle haciz işleminin yok hükmünde olduğuna ve üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 106 ıncı maddesi uyarınca haciz olunan mal taşınır ise hacizden itibaren 6 ay içinde satışının istenmesinin gerektiğine, ancak bu hükme uyulmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin, hükmolunan cezaların para cezasına çevrilmemesinin ya da ertelenmemesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın suç tarihinde … İcra Müdürlüğünde zabıt katibi olarak görev yaptığı, … İcra Müdürlüğü’nün 2012/1928 Esas sayılı dosyasında 11/04/2013 tarihinde sanığın babası olan borçlu … aleyhine yapılan haciz sırasında haczedilen malların sanığa yed-i emin olarak teslim edildiği, daha sonra 26.06.2014 tarihinde aynı dosyada yapılan haciz sırasında 11.04.2013 tarihinde haczedilerek sanığa teslim edilen malların haciz yerinde bulunmadığının tespit edildiği ve ayrıca haciz yerinde sanığın icra memuru olarak görev yapan katılana hakaret içeren sözler sarf ederek görevinden ötürü hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3.Katılan ve tanık …’nin her aşamada oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu tespit edilmiştir.
4.Sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A.Sanık Hakkında Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden
1. Hakaret Suçu Yönünden
Katılan ve tanık …’nin her aşamadaki istikrarlı ve birbirleri ile uyumlu anlatımları, oluş, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın hakaret eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hakaret suçundan kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu Yönünden
Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2004 sayılı Kanun’un 106 ncı ve 110 uncu maddeleri gereğince haczedilen menkul malların 6 ay içerisinde satışının istenmemesi halinde haciz işleminin hukuki sonuçlarının ortadan kalkacağı ve müsnet suçun da oluşmayacağı, dosya kapsamına göre; haciz tarihinin 11.04.2013 olduğu ve mahcuzların yed-i emin olarak sanığa teslim edildiği, 26.06.2014 tarihinde yeniden gidildiğinde mahcuzların olmadığının anlaşılması karşısında; hükme esas alınan icra dosyasının getirtilerek haciz işleminin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının incelenmesi, yapılmış ise haciz ve muhafaza tutanak tarihlerinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip 6 aylık satış isteme süresini durduran veya kesen herhangi bir işlem olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Seçenek Yaptırımlar, Erteleme, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Yönünden
Mahkemece sanık hakkında hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği hususunun değerlendirilerek;
“Sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaatin oluşmaması, sanığın kişiliği, sanığın daha önce kasıtlı suçlardan mahkum edilmiş olması, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak sanık hakkında takdiren …”
Şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden seçenek yaptırımlara çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının verilmediği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sair Temyiz Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümlerde;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-2 ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.