YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30470
KARAR NO : 2023/3808
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hayasızca hareketler
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hayasızca hareketler suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 225 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 24 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Bulunduğu ceza infaz kurumundan hazır edilmesine tensiben karar verilen sanığın 10.03.2016 tarihli duruşmada sadece ceza infaz kurumundan tahliye olduğunun tespiti ile yetinilip 05.05.2016 tarihli son duruşmaya kendiliğinden gelen sanığın sadece önceki savunmasını aynen tekrar ettiğine dair 5271 sayılı Kanun’un 226 ıncı maddesi uyarınca ek savunması ile esas hakkında savunmasının alındığının anlaşılması karşısında sanığın 5271 sayılı Kanun’un 147 ve 191 inci maddeleri uyarınca usulünce kimlik bilgileri tespit edilip kanuni hakları hatırlatılarak savunması alınmadan yargılamaya devamla mahkumiyetine hükmolunarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Yerel Mahkemenin kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.